Amatör olta balıkçılığı
  Amatörün olta malzemeleri
 

 

AMATÖRÜN OLTA MALZEMELERİ 
 
Amatör olta balıkçılığında kullanılan takımlar genel anlamda ikiye ayrılırlar 
bunları şöyle ayırabiliriz. El takımları,makine ve kamışlı takımlar, el takımları
kelebek (mantar, tahta) veya kasnak üzerine misina sarılarak kullanılan
takımlar veya kamışlar

 AMATÖRÜN OLTA MALZEMELERİ
» Misina
» iğne
» Fırdöndü - Zil - Şamandıra
» Zoka - Yüksük - Yünlü - Seğirtme
» Çapariler
» Kepçe - Sepet ve Livarlar
» Kıyı Olta Takımları 

 
 

Zokalar 
    
İğnelerin pala kısımlarından muhtelif şekillerde dökülmüş kurşun içine yerleştirilmiş
iğnelerden oluşur. Dişli ve sert damaklı balıkların avlanmasında kullanılırlar.






Zokalar küçüklük, büyüklük veya şekilleri itibari ile farklı isimler alırlar
onlarda şöyledir.

-         Sarımsak zoka
-         Sülük zoka
-         Fındık zoka
-         Pirçol zoka
-         Çinakop zokası
-         İstavrit zokası




 
  Zokalar ile genelde yemsiz avlanılır bu avlanma yöntemi çapari gibi kıyıdan at çek, tekneden ise sürütme yöntemi veya kaldır indir şeklinde avlanma yapılır. Bunun yanında
zokalara yem takılarak ta avlanma olanağı sağlar.
Zokalar da iğne büyüdükçe kurşun ağırlığı da artar, zokalar her kullanımdan önce üzerindeki diş izleri ve çizikler temizlenir sonrada bir miktar cıva ile parlatılır parlatılmış zoka daha verimli av verir.
Zokalar birkaç kullanımdan sonra sökülüp tekrar bağlanmasında yarar vardır bunun nedeni de zoka ile aldığınız balık direnen ve dişli balıklar olduğundan düğüm yerleri yıpranır bu yüzden düğümleri yenilemeniz gerekir.
Düğümleri yenilemez iseniz belli bir kullanımından sonra balığı zokaya aldığınızda düğüm kopar hem balığı kaçırırsınız hem de zokanız gider.
Bazen zokanın hemen altına, zoka iğnesinin sapına bağlanan bir iğne ile balığın yemi ısırıp kopararak yerken yakalanması amaçlanır. Bu iğneye hırsız iğne denir.
Hırsız iğneyi zoka iğnesinin sapına, Düğüm atıldıktan sonra boş uca hırsız iğne dirsek kısmından bağlanır düğümün iyice sıkışması sağlanırsa hırsız iğne kolay kolay yerinden kaymaz.
Özellikle lüfer, sinarit avlarında balık vurur fakat yakalamadan yemin sarkan kısmını koparıp alırsa bu yola başvurulmalıdır. Zoka kurşundan farklı olarak bedene bağlanır.

 
    
 
 Yünlüler 

Torik, palamut, lüfer gibi dişli balıkların avlarında kullanılırlar şekil itibari ile hamsi, istavrit, gümüş ve sardalye ye benzerler boyları 8 - 10 santimetre arasında değişirler.
Yünlüler zokalar gibi bir iğnenin palasından balığa benzeyen bir kalıp içerisinde kurşun dökülmesi ile elde edilir yünlü denmesindeki neden ise balığa benzeyen kurşunun solungaçlarının olduğu yerde delikler bulunur.
Bu deliklere tüy veya yün takılır bu yün ve tüyler su içerisinde balığın yüzgeçleri gibi göründüğünden avcı balığı cezb eder ve balığın atlamasını sağlar.
Lüfer, palamut, torik gibi balıkların canlı yemi buldukları zaman yemli oltalar ve zokalar iş yapmaz işte bu aşamada yünlüler devreye girer bu avcı balıklar hangi balığı önlerine almışlarsa o
balıklara benzeyen yünlüler devreye girer ve bu yünlülerle av yapılır.
Yünlüler at çek hareketi gerektirdiğinden tekneden kullanım alanı çok azdır daha ziyade kıyıdan 40 -50 m kadar uzaklığa atılarak istenilen derinlik bulunduktan sonra rulo tipi makine ile
veya elle seri olarak belli bir hız yakalanıp sarma yöntemi ile kullanılırlar. Yünlüler balığın sürdüğü yani bol olduğu zaman mükemmel iş yapar diğer türlü balığın
nazlı yani az olduğu zamanlarda beyhude bir çaba içerisinde bulunursunuz.
Yünlülerde tıpkı zokalar gibi mazgallanıp cıvalanırlar mazgallanıp cıvalanan yünlü suyun içerinde ışıltılar çıkararak hareket ettiği için avcı balıklar yünlüye hemen atlarlar.


 


 

 
 

Yüksükler

Yünlü ile hemen hemen aynı işi görürler palamut, lüfer ve sarıkanat akını başladığı zamanlarda bu balıkların yüzeye vurduğu veya kıyıya yaklaştığı zamanlarda özellikle çok iyi iş yaparlar.
Yüksükler balık başını andıran bir kalıba palamut iğnesi konularak kurşun dökülür, dökülen bu balık başına benzeyen yüksüğü arka kısmına halka şeklinde açılan kanala düzgünce kesilmiş 5 – 6 cm uzunluğundaki ince misinaları iğneyi kapatacak şekilde bağlayarak yüksük elde ederiz. Bağladığımız misinalar sayesinde balığın iğneyi görmesini engellenmiş olur.
Başka bir yüksük hazırlama yöntemi de ortası delik bir kurşun ortadan ikiye kesilir kurşun ağırlığının yarısı 30 – 40 gramdan aşağı olmamalıdır kesilen yarım kurşun 25 – 30 cm uzunluğunda bir çelik tele geçirilir telin bir ucuna fırdöndü diğer ucuna da halkalı bir lüfer iğnesi takılır. Kurşunun düz kısmına dairesel kanallar açılır ve bu kanallara tüylerin oturtulabileceği şekilde yuvalar yapılır bu yuvalara yerleştirilen tüyler kırmızı sırma ile sıkıca bağlanırlar.
Yüksükte kullanabileceğimiz tüyleri horozun kuyruk tüylerinden veya kazın göğüs tüylerinden elde edebiliriz tüylerin uzunluğu ortalama 5 – 6 cm boyunda olmalıdır, yüksükler kıyıdan at çek yöntemi ile mükemmel iş yaparlar tekneden kullanıma pek elverişli değillerdir.
Seğirtme
       
Seğirtmeler yünlüye benzerler ama genel hatları ile balığa benzemezler daha çok yuvarlak bir şekilleri vardır görünüm itibari ile balığın karın kısmına benzerler seğirtmeler tek iğneli olduğu gibi çarpma ( üçlü ) iğneli de olabilirler boyları 10 – 12 cm civarında ve 100 ile 200 gram arası değişen ağırlıklara sahipler.
Seğirtmelerle avlanma kıyıdan yapılmaz genellikle tekneden kullanılan bir takımdır seğirtme dibe bırakılan ve aşağıdan yukarıya doğru kaldırıp indirme yöntemi ile yapılır.
Seğirtmeler zoka ve yünlüler gibi mazgallama ve cıvalama yolu ile parlatılırlar.

 

Çapariler
 
Çapari denince aklımıza gelen, beden üzerine dizilmiş tüy ile yapay olarak yapılmış iğneler taşıyan çok sayıda köstekten oluşan takımdır ancak tüylerle yapılan çaparilerin dışında. Ayrıca doğal yemle yemlenen ve çok iğneli oldukları için yemli çapari adı verilen takımlarda vardır.
Bu takımlar kullanım olarak üç köstekli takımlara benzerken yapı itibari ile tüyü olmayan çapari gibidirler. Kullanımları tabii ki çapariden farklıdır.
Çapariler devamlı hareket ettirilirken yemli çapariler, tüm yemli takımlarda olduğu gibi indirilir ve balığın vurması beklenir. Çapari adı ile anılan takımlar genelde hafif ve ağır takımlar olarak hazırlanırlar.
Hafif takımlardan, istavrit, kolyoz, uskumru gibi balıkları yakalamak için yapılan takımlardır. Ağır takımlarla ise torik, palamut gibi iri balıklar için hazırlanan çaparilerdir ve bu balıkları avlamak için kullanılanlardır.
Çaparilerde kullanım rahatlığı yönünden düz ve kalaylı iğneler tercih edilirler.

İstavrit Çaparisi
İstavrit çaparisinde olta 0.40 lık misinadan beden 0.30 luk köstekler ise 0.20 -0.25 lik misinalardan oluşur. Köstek boyları 10 -15 cm arası iğneler ise 7 – 8 numara düz iğne olmalıdır, tekneden 20 – 25 köstekliye kadar olan çapari rahatlıkla kullanılabilir kıyıdan ise 10–15 köstekli çapari kullanım için daha uygundur bu çaparide kullanılan tüyler mutlak suretle beyaz olmalıdır. İskandil ağılığı ise 50 gram olmalıdır.
 

 

 


__________________________________________ 

  
 Uskumru ve Kolyoz Çaparisi
 
Olta 0.50 lik misinadan beden ise 0.40 lık köstekler ise 0.30,0.35 lik olmalıdır iskandil ağırlığı ise 75–100 gram arasında tercih edilmeli bu çaparide kırçıl tüyler kullanılır bunun içinde hindinin kuyruk veya kanat uçlarının tüyleri tercih edilmelidir. Köstek uzunlukları balığın iriliğine göre ve balık akınına göre değişiklikler gösterir. Akın varsa ve balık iri ise köstekler kısa bağlanır balık nazlı ve seyrek ise köstekler uzun bağlanır. 4–6 numara beyaz kalaylı düz iğne kullanılmalıdır. Köstek sayısı olarak 10–15 adet köstek kullanım için oldukça uygundur genelde sandaldan kullanılan bir çaparidir.
 
 


___________________________________________ 

 

  Palamut Çaparisi

Palamut güçlü olduğu ve çaparilerle birkaç taneden fazla aynı anda avlanabildiği için olta en az 0.80,100 lik misinadan oluşmalıdır. Beden ve köstekler 0.50,0.60 lık misinadan yapılırlar 25–30 cm lik köstek boyu ayarlanmalıdır 3 veya 4 numara kalaylı beyaz iğne kullanılmalı iğneler pala (sap) kısımlarından kırmızı, sarı ipek ipler ve kaz veya horozun tüyleriyle iğneden uzun olacak şekilde bağlanırlar. Köstek aralıkları kösteklerin biri birine dolaşmayacağı aralıklarla beden bağlanırlar en az 20–25 adet köstek sayısı tekneden kullanım için uygundur ancak genelde ticari amaçlı balıkçılık yapanlar 50 köstekten az kullanmamaktadırlar. İskandil olarak ta 100–150 gram kullanılabilir palamut çaparisi ile zaman zaman torik gibi büyük ve güçlü balıklarda yakalanabilmektedir.

 
İzmarit Çaparisi
 
İzmarit çaparisi istavrit çaparisine çok benzer ancak aradaki fark izmarit çaparisinde iğnelerde tüy olmaz çıplak iğne kullanılır bu çıplak iğnelere yem takılarak av yapılır.
İzmarit çaparisi ile at çek yapılmaz bu çaparide oltalar yemlenir ve tekneden dibe doğru sallandırılır balığın vurması beklenir balık vuruşu hissedildiği zaman yukarı doğru kaldırılıp indirilir yeteri kadar balık alındığına kanaat getirildikten sonra çapari toplanır.
İstavrit çaparisinde olduğu gibi olta 0.40 lık misinadan beden 0.30 luk köstekler ise 0.20 -0.25 lik misinalardan oluşur. Köstek boyları 10 -15 cm arası iğneler ise 7 – 8 numara çapraz iğne olmalıdır, tekneden 10–15 köstekli çapari kullanım için uygundur. İskandil ağılığı ise 50–75 gram olmalıdır.
 
Kefal Çaparisi ( Kıbrıs )
 
Akdenize özgü olduğundandır. Akdeniz deki amatörlerce bunlar hala çapari adı ile anılır ancak ege ve Marmara ya gelindiğinde bu takımlar çapari sınıfından çıkıp Kıbrıs adını alırlar.
Bu çaparilerle esasen kefal avlanır ama daha önce de değindiğim gibi amatör her zaman takımını farklı kullanımlar için kullanabilmeli ve gelişime açık ve arayışlar içinde olmalıdır. Bu arayışlar neticesinde bu çapariler farklı balık avlarında da kullanılmaya başlamıştır.
Kefal çaparilerini iki sınıfta ele alabiliriz bunlardan biri saçaksız çapari (Kıbrıs) diğeri ise saçaklı çapari (Kıbrıs) olarak adlandırılır.
 
 
Saçaksız Çapari (Kıbrıs) 
Saçaksız çapari olta olarak 0.40 lık beden ise 0.25-0.30 luk misinadan oluşur bu beden üzerine hiç köstek bağlanmadan iğne aralıkları 1-1.5 cm yi geçmeyecek şekilde sıralanarak bağlanırlar iğne sayısı 8-10 dan aşağı olmamalıdır.
Bu çaparide 7–8 numara siyah veya beyaz çapraz mat iğne kullanılır. Akdeniz deki amatörlerce bu çapariye ekmek sarılarak mavri kefal yakalamak için dip kefal çaparisi (Kıbrıs) olarak kullanılır ancak ege ve Marmara da bu çapariye ağırlık bağlanmadan yüzeyde kefal avlamak, ağırlık bağlayarak ve sardalye sarması yaparak çipura, karagöz, levrek gibi balıklarında avında kullanılır.
Bu çapariye sardalye şu şekilde sarılır çaparinin (Kıbrıs) en alt iğnesinden başlanarak dairesel olarak iğneler sardalyenin solungaçlarından başlayarak etine saplanıp gizlenerek sardalye boydan boya sarılır sardalyenin kuyruk kısmına beden ile bir kasa bağı atılarak sardalyenin düşmesi engellenir.     Özellikle kıyıdan yapılan avlarda çipura, levrek ve karagöz gibi balıkları avlamakta mükemmel sonuçlar verir.
 
 
 

 

 
 

 


 
 


 
 


 

 

 
 


 

 


 
 
 
 
 

 
  Bugün 34 ziyaretçi (44 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Şu ana kadar toplam klik sayısı Counters
Counters



-