Amatör olta balıkçılığı
  Deniz Balıkçılığı
 

DENİZ BALIKÇILIĞI

 İstavrit

Denizlerimizde Sarıkanat İstavrit ( Akdeniz ) ve Karagöz İstavrit ( Karadeniz - Marmara ) olarak iki türü yaşar. Boyları Karagözde 15 – 25 cm. en çok 30 cm. Sarıkanatta ise 30 – 50 cm. olur. Küçüklerine Kıraça denir. Gezici balıklardır. Hamsi, Çaça, Çamuka gibi küçük balıkların yavrularıyla beslenir. İstavritin ağzı büyüktür ayrıca ağzının çevresi şeffaf bir zarla çevrili olmasından dolayı ağzını oldukça büyük bir şekilde açmasına sebep olur. Mayıs - Ağustos arası sürüler halinde ürer.
Lezzetli eti, çeşitli yemekleri ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri en yüksek balıklardandır. İstavritin tavası oldukça güzel olur bunun yanın da ızgarası ve buğulaması da yapılır. İstavrit amatörler tarafından sıkça yakalanan balıklardandır istavrit denince akıla hemen çapari gelir fakat ağlarla da avı yapılmaktadır. Ağların dışında amatörlerce en çok çapari ile avı yapılır çaparilerle çoğunlukla tekneden avı yapılır ama kıyıdan da avlanması yapılır ayrıca yemli olarak ta zaman zaman avı yapılır yem olarak midye karides ve sülük gibi yemlere av verirler. Takım olarak esasen çapari kullanılır bunun yanında yemli izmarit çaparisi ve yaprak kurşun veya kıstırma kurşunlu sülük yemli takımlarla da av verirler.
------------------------------------------------------
Çipura - Karagöz 
 
ÇİPURA
 
Ege ve Akdenizin bu namlı balığı Marmarada seyrek bulunur. Ortalama 25 – 35 cm. boy ve 0,5 – 3 Kg. ağırlıktadır. 60 cm. ve 6 kg. olanlarıda seyrek olarak görülebilir.Etçil bir balıktır. Kuvvetli çenesiyle küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca yer. Yaz devresinde sığlarda, kış aylarında da 35 – 40 m. Derinliklerde yaşar. İki yaşın üzerindekiler daha da derinlere iner. Üremeleri Ekim – Aralık aylarında olur. 100 – 150 000 yumurta döker.Eti çok lezzetlidir. Ayrıca üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir.
Dişli balıktır damağı çok serttir iğne kolay oturmaz.Kumluk ve çakıllık alanlarda yaşarlar dibi bataklık olan yerlerde pek rastlanmazlar. Küçüklerine lidaki denir. Ağ ve parakete ile avlanılır ama amatörler için avı en zevkli olan balıklardan biridir olta ile avı yemli olarak yapılır . Yem olarak karides,akyem,kurt,ahtapot,sübye ve sülünes i sayabiliriz.
takım olarak tertip (savurma) veya hırsız tertip diye ifade ettiğimiz takımlar kullanılır.ayrıca sardalyalı kıbrıs sarması da etkili bir takımdır. 
            
KARAGÖZ

Bütün denizlerimizde, çoğunlukla Marmara ve Ege de ılıman suların kayalıklarında yaşayan, bol bulunan ve sevilen yerli balıklarımızdandır. Sürüler halinde yaşar. Suların ısı şartlarına göre bahar aylarından Ağustosa kadar üreme yapar. Çeşitli türleri denizlerimizde yaşar. Kuyruğu lekeli ve çizgili olanı İsparoz/İspari olarak tanınır. Lezzetli eti ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri yüksek bir balıktır.
 Karagöz kışın derin sularda yazın kıyıların akıntılı ve taşlık kısımlarında daha çok bulunurlar akıntı ile gelen böcek ve küçük kabuklularla beslenirler
Genellikle 300 – 400 gram ağılıklarında olmasına rağmen 3 –4 kilo gelenleri de vardır.yem begenme konusunda büyükleri oldukça seçici davranırlar. Takım olarak tertip ve bazen de mantarlı takım kullanılır. Yem olarak yaprak yem . canlı karides.tavuk göğsü kullanılabilir.


  
İSPARİ-İSPAROZ-SARKOZ

Bütün denizlerimizin sıcak ve ılık sahil bölgelerinde yaşayan bir Karagöz türüdür. 16 – 20 cm. ‘ye kadar büyüyebilir. Deniz kurtları, karides, yosunlar ve balık yavrularıyla beslenir. Göçer balıklardandır. İlkbahardan yaz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Eti beyaz, yağlı ve lezzetlidir.
 Amatörlerin sıkça karşılaşıtkları ve avladıkları bi balıktır takım olarak çipura takımları kullanılır.          
Yem olarak ta kurt,karides,sülünes,hamur kullanılabilir.sardalya sarması da iş yapar.                

ÇİTARİ_ SARPA

 Karagöz ailesinden bir balıktır. Sarpa balığı da denir. Boyları 45 cm. olabilir. Görüntüsü çok güzel fakat eti lezzetsizdir. Bu nedenle fazla ekonomik değer taşımaz. Marmara, Ege ve Akdeniz' de bol, Karadeniz de seyrek rastlanır. Yaşam karakteri ve üremeleri Karagöz cinsi balıklarda olduğu gibidir.
Bazı yerlerde sarpa olarak ta adlandırılır avında çipura takımları kullanıldığı gibi mantarlı takımlarlada avlanmaktadır ayrıca kefal için kullanılan ekmek çaparisinede tepki verirler yemleri her türlü yem diye niteliyebilirim çünkü seçici bir balık değildir.


 
SARIGÖZ

 Karagöz ailesinden bir balıktır. boyları 50 cm. olabilir. Anatomisi Karagöze benzer. Ilık sahil bölgelerinde ve bunların uzantısı ılıman denizlerde yaşar. Karadeniz'de az bulunur. Yaşam çevresi kayalık ve kuytu yerlerdir. Başlıca besinleri küçük kabuklular, deniz solucanları ve özellikle Karidestir. Etleri de Karagöz ve Mercan gibi beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Üremeleri erken ilkbahar aylarında başlayarak yaz sonuna kadar devam eder.
       
Çipura takımları ile avlanır yem olarak ta belli başlı bir farklılık göstermez .            
    

 EŞKİNA


Sıcak ve ılıman denizlerin 100 - 150 m. taşlık, kayalık ve mercanlı bölgelerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Gezgin bir balık değildir. Aynı zamanda Taşbalığı ve Mavruşgil balığı olarak ta tanınır. Bahar sonu, yaz aylarında üreyen Eşkina 30 - 35 cm. uzunluk ve 500 - 600 gr. ağırlığa erişir. Beyaz ve çok lezzetli eti ile ekonomik değeri yüksektir.
               
Takım olarak levrek ve mercan takımları ile avlanır ancak eşkinanın bulunduğu mevki bilinmezse avı pek verimli geçmez.yem olarak karides ,sardalya ,sübye,kalamar,teke kullanılır
            

SİVRİ BURUN KARAGÖZ

 Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarımızın en tanınmış balıklarındandır. Karadeniz bölgesinde de rastlanır. 0 - 400 m. derinliklerde yaşar. Sivri burun Karagöz 35 cm.' ye kadar büyüyebilen, sürü halinde yaşayan, mevsimsel olarak beslenme, üreme, kışlama gibi nedenlerle oldukça uzun mesafelerde göç eden bir balıktır. Kıyıların taşlık ve çakılları arasında bitkiler ve küçük kabuklularla beslenir. Bu balıkların mensubu olduğu SPRİDEA familyasına ait pek çok balık türü sularımızda yaşar.
     
 Avlanmasında çipura ile çok fazla farklılık göstermez çipurada kullanılan takım ve yemler sivri burun karagöz içinde geçerlidir.
   

 
SİNAĞRİT

Karagöz ailesinden olan Sinağrit Ege ve Akdeniz in sert, hareketli ve kuvvetli bir balığıdır. 1 - 1,5 m. boy ve 10 - 15 kg. ağırlığa büyüyebilir. Kabuklular, yumuşakçalar ve özellikle Mürekkep balığı ile beslenir. Kuvvetli çenesiyle bir İstakozu rahatça kırıp, yiyebilir. Yazın kıyıların taşlık, kayalık bölümlerinde, kışın 300 m. ye varan derinliklerde küçük sürüler halinde yaşar. İlkbahar aylarında üreme yapar. Etinin lezzeti ve ender avlanmasıyla çok kıymetli bir balıktır. Olta avcılığında amatörler için değerlidir.
      
Avlanmasında sürütme kaşıklar ,canlı yem (kefal,istavrit,uskumru,kolyoz ve kuppez )kullanılır.yemli olarak ta mercan takımları kullanılır çevik ve güçlü bir balık olduğundan misina kalınlığı biraz daha fazladır.          
            

MERCAN

KIRMA MERCAN

Mercan ailesindendir. 0 - 400 m. bazende 700 m. derinliklere inebilmektedir. Yaşam çevresi taşlık, kayalık ve dibe yakın yerlerdir. Boyları 35 - 40 cm. ye ulaşabilir. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Marmara, Çanakkale Boğazı ve Ege de bolca bulunur. Ekonomik değeri yüksektir. Denizlerdeki ısıya göre ilkbahardan başlayarak Ağustosa kadar üremeleri sürer. Etçil balık olan Mercanlar çeşitli küçük balıklar, kabuklular ve omurgasızlarla beslenir.
  
 Mercanlar diyeceğim çünkü oldukça geniş bir yelpazeye sahip bir balık avlanmasında belli başlı yemleri karides,akyem sardalya,tekedir .takım olarakta zokalı takımlar veya hırsız tertip dediğimiz takımlar kullanılır bunun yanında parakete ile de avlanabilirler .
           
FANGİRİ MERCAN


Bir Mercan türüdür ve Trança ile büyük benzerlik gösterir. Ortalama 25 - 35, en çok 80 cmç boyda sıcak denizlerde, Güney Ege ve Akdenizde yaygın bulunan kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenen etçil bir balıktır. Taşlık ve kayalıkların mağaralı oyuklarında yaşar. Üremesi bahardan Ağustosa kadar sürer. Mercan ailesi içinde eti en lezzetli olanlardandır, ancak çok seyrek bulunduğu için ekonomik değeri bölgeseldir. 
 
 
LEKELİ MERCAN

Mandagöz Mercan da denir. Ege ve Akdenizde yaygındır. 100 - 300 m.' ye varan derinliklerde sahile yakınlarda kabuklular, omurgasızlar ve sualtı bitkileriyle beslenerek yaşar. Boyu 30 - 50 cm. olabilir. Hermafrodit bir balıktır. Hem erkeklik, hem de dişilik özelliği gösterir. Suların ısısına bağlı olarak bahar aylarında üreme yapar. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Ekonomik değeri yüksektir.
 
MELANUR
Mercan ailesindendir. Marmara, Ege ve Akdeniz'in 2 - 3  m. sığ sularında, su yüzeyine yakınlarda, fazla göç etmeden yaşar. Diğer Mercan türlerinden farklı olarak sualtı bitkileriyle beslenir. En fazla 30 cm. ye kadar büyür. Üremesi bahar sonuna kadar sürer, yumurtalarını denize bırakır. Mikro - planktonlarla beslenen yavrular. yaz sonunda olgunlaşır. Eti bütün Mercan ailesi gibi beyaz ve lezzetlidir. Ancak az avlanıldığı ve taze tüketildiği için ekonomik değeri fazla değildir.

 

TRANÇA

Mercan ailesinden ve Fangri ile aynı türdendir. Ege’nin ünlü balığıdır. Sıcak ve ılık denizlerin 20 – 25 m. derinlerinde yosun ve bitki örtülü kumluk veya taşlıklarda tek başına yaşar. Boyu 30 – 50, en çok 75 cm. olur. Kış aylarında 150 m. derinlere iner. Kuvvetli çenesi ve dişleriyle her türlü kabukluyu kırıp yiyebilir. Ayrıca dip hayvanları ve balıklarda besinine ek olur. Hermafrodit; hem erkek hem dişi karakteri gösterir. Yaz aylarında üreme yapar. Eti beyaz ve lezzetlidir. Geçmişte aşırı avlanılması neslini çok azaltmıştır.
   

 

LÜFER

Amatör balıkçıların özellikle Marmara ve İstanbul boğazında ki avcıların avlamaktan büyük zevk aldığı ve lüfer akınını bekledikleri bir balıktır yerli balıklardan değildir lüfer gezici bir balıktır lüfer Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz arasında göç ederek yaşar zaman zaman göç etmeyip geride Akdeniz ve ege de kalanlar da vardır.
Lüferin vücudu yassı, başı büyüktür ağzında oldukça çok ve keskin dişleri vardır ben lüfer için ustura ağızlı tabirini kullanıyorum lüferin kuyruğu büyük kuyruk dibi kalındır su içerisin müthiş bir aero dinamiğe sahiptir vücudunun bu özelliğinden dolayı çok hızlı ve çeviktir. Özellikle oltaya alındığı zaman balıkçı dilinde yan çizme dediğimiz bir hareket yapar suyun yüzeyine yakın adeta suyu yararak sağ sola doğru yan çizerek gelir. Lüfer ayrıca kurnaz bir balıktır oltaya alındığı zaman bir an için size doğru büyük bir hızla gelir bu geliş esnasında oltanın ucunda çelik tel yoksa eğer mutlaka misinayı keser.
 
Lüfer oltası ince olmalıdır ince takım hassas olur ve balığın her dokunuşunu hissedersiniz lüfer iniş yani akın anında önüne hangi balığı almışsa mutlaka onunla yemlenir ve ona göre yem seçilir bu yemleri sayacak olursam uskumru, hamsi, istavrit, gümüş, kıraca, izmarit gibi canlı balıklardır. Ayrıca akyem ve şakşakla da avı yapılır bunun yanında zoka, sırtı, rapala, kaşık ve seğirtme ile de avı yapılır. Tekneden kulaçlama veya kaldırıp indirme ile avı yapılır kıyıdan ise makineli takımlarla at çek yapılarak avlanması yapılır.
Lüfer büyüklüğüne göre farklı isimler almaktadır sıralayacak olursam
 
-     10 cm ye kadar olanlar Defneyaprağı,
-     15 – 18 cm. ye kadar olanlar Çinakop,
-     18 – 25 cm. ye kadar olanlar Sarıkanat,
-     28 – 35 cm. ye kadar olanlar Lüfer,
-       35 cm. den fazla olanlara Kofana adı verilir.
           
Kofana lüfer takımı ile avlanır ancak kofana için olta biraz daha kalın ve zokalar daha iridir. Kofana lüfere göre daha sert ve daha çeviktir kofanayı oltaya aldıktan sonra dikkat edilecek en önemli nokta misinayı kopartmadan (patlatmadan) kıyıya veya sandala alabilmektir


 

KEFAL
 
HAS KEFAL

Denizlerimizde yaygın bulunan bir Kefal türüdür. Ortalama 30 – 50, en çok 75 cm. boyda olabilir. Bütün Kefaller gibi ürkek ve çevik bir balıktır. Açık denizle sahiller arasında gidip gelirler. Bazen beslenmek için sürüler halinde acı sulara, lagünlere, hatta nehirlerin içine girerler. Deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir. Yaz aylarında üreyip 150 bin - 1 milyon yumurta verir. Beyaz etinin lezzeti ve mumlanarak pazarlanan " havyar" yumurtasıyla ekonomik değeri çok yüksektir.
 
 
          
MAVRİ KEFAL

 Kefal, denizlerimizin sıcak ve ılık bölgelerinde, kıyılara yakın, denizle ilişkili nehir ağızlarında ayrıca iç sularda ve sürüler halinde yaşayan bir balık türüdür. Denizlerimizde Has Kefal, Altınbaş Kefal, Topbaş Kefal, Mavri Kefal, Dudaklı Kefal gibi çeşitleri vardır. Ayrıca büyüklüklerine göre de isimlendirilir. Türlerine göre 25 cm. den 90 cm. boya erişirler. Yaklaşık 15 yıllık ömrü olan Kefaller 6 – 7 yaşından itibaren yaz aylarında üreyerek 150 binden 7 milyona kadar yumurta verirler. Eti ve yumurtası yönünden değerli bir balıktır. Deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir.
 
 Avlanmasında yöresel farklılıklar gösterirler ege de yüzey kıbırısı ile avlanıldığı gibi tertip mızrak ve lap lup ile de yem olarak kurt ve solucan kullanılıp avlanılabilmektedir. ama genelde yüzey çaparileri ( Kıbrıs ) ile avlanılırlar çaparilerde ekmek kullanılır ayrıca dibi kumluk olan yerlerde saçaksız çapari ile ekmeğin içine bir ağırlık konularak mantarsız olarak dip çaparisi ile de av verirler. Kıyıdan çırpma ( çarpma) ve uzun kamışlarla ayrıca serseri olta dediğimiz takım ile avlanır avlanılacak yer yemlendikten sonra çok iyi av yapılabilir.
Dişsiz olan bu balık yemini emerek didiklediğinden oltaya darbe yapar. Birkaç farklı olta ile avlamak mümkündür, avlanmaya gittiğiniz bölgede eğer balıklar büyük ve diplerde dolaşıyorlarsa o zaman yapacağınız bildiğimiz üçlü iğne ( çarpma ) 0.40 misinanın ucuna bağladıktan 7–8 metrelik bir kamışa bağlayarak. Suyun derinliğine göre ayarlayın tam dibe indirmeyin dibe 20–25 cm yukarıda kalacak şekilde indirin kamışın ucu hassas olmalı yoksa kamışın ucuna 200 luk misinada yapılmış kırmızı bir püskül takın beden misinasını da buna bağlayın bunun sayesinde balığın her dokunuşunu hissedersiniz. Dokunduğunu hissettiğiniz zaman çok sert olmayacak şekilde kamışı yukarıya doğru tepki verecek şekilde iğnenin balığa oturmasını sağlarsınız.
Yem olarak taze ekmek içini elimizde top şeklinde yapalım büyüklüğü ise üçlü iğnemize uygun olmalı ve iğnenin uç kısımları dışarıda kalacak şekilde taktıktan sonra balıkların bulunduğu bölgeye atıp bekleyelim, gelen balıklar yukarıda da bahsettiğim gibi yemi emmeye başlar.
Bu emme işleminin sonucunda yemi alabilmek için kafa sallarlar bu durumda karşı tepkiyi verdiğiniz de oltaya takılırlar ve oltanızı sürüklerlerken oltanızı gerdirip yakalandığını anladığınız an yavaşça çekmeye başlayınız. Benim en sevdiğim avlanma şekli ise saçaklı ve saçaksız çaparidir çok uygulama fırsatı bulduğum bu olta çeşidi su üzerinde gezinen kefaller için çok iyi netice verir. Sizinde bulunduğunuz bölgede kefaller su üzerinde ise yapacağınız 0.35 misina üzerine 10–15 adet 6–7 numara kalaylı beyaz iğneleri 2 cm ara ile birbirinin peşi sıra bağladıktan sonra ekmeğinizi avuç büyüklüğünde koparıp yumuşak kısmı dışarıda kalacak şekilde ikiye katlayıp yaptığımız bol iğneli oltamızı. İğneleri ekmeğe batırmadan ekmeğin üzerine sarıp fırlattıktan sonra gelen balıklar ekmeği didiklerlerken muhakkak bir taraflarından yakalanacaklardır. Aman derileri yumuşak olduklarından oltayı yavaş çekmeye bakın ve kefal gelirken iri ise kafa vuruşu yapar bunu da göz önünüze almanız da yarar vardır.
Bazı derin bölgelerde ise dip oltası kullanmanız gerekebilir bunu içinde tertip dediğimiz benden ve köstekler kullanılır.
Derin dipli olan yerlerde mantarlı oltayı tavsiye ederim, bu yöntem de kamışlı avlanma yapılır kefal hareketli yemi daha çok tercih eder bunun içinde pompalama yöntemi uygularız bu yöntem mantar suyun üstünde iken çok fazla kaldırmadan mantar kaldırılıp indirilir. Bu kaldırıp indirme esnasında her an balığı oltanın ucunda hissedebilirsiniz yem olarak kurt, et parçası veya yine ekmek içi kullanabilirsiniz. İğne olarak 7–8 numara kalaylı beyaz veya siyah iğnede kullanabilirsiniz.
  

LEVREK
Denizlerimizde ve denizlerin nehirlerle karışımı acı su bölgelerinde yaşar. Hani ailesindendir. Fazla gezici olmayan Levrek yerli balıklardan sayılır. Gençken gruplar halinde sonraları tek başına yaşar. Yaşam ortamı karanlık ve kuytu yerlerdir. Bu nedenle kaya oyukları veya gemi batıklarında yuvalanır. Yaklaşık 20 yıllık yaşamı olabilen Levrek ortalama 50 – 60 cm. den 1 m. boy ve 10 – 12 kg. ağırlığa kadar erişebilir. 40 cm. den küçüklerine İspendek denir. Küçük yavru balıklarla beslenir. Ocak - Mart arasında 500.000 – 2. 000.000 yumurta dökerek yüksek bir üreme gösterir.
Eti en lezzetli balıkların başında gelir. Bu nedenle ekonomik değeri çok yüksektir. Levrek sakin sahilleri tatlı suyun denize girdiği yerleri liman veya iskelelerin olduğu yerlerde çok iyi av verirler gürültülü ve hareketli yerlerde pek durmazlar.
Avlanmasında canlı yem-- Kıbrıs sarması sırtı ve sahte balıklara tepki verir amatör balıkçıların her zaman için avlama zevkini yaşayabilecekleri ve oltaya alındığı zaman avcının adrenalinin yükselmesine ve heyecana kapılmasına neden olur sportif olarak avı zevklidir.
Sırtı ile avı rapala, ölü balık, sahte plastik yem veya büyük bir iğneye canlı birkaç karides takılarak yapılır. Tekne hafif yol giderken suya bırakılan sırtı veya diğer yemler orta suyu bulana kadar bırakılır tekne yol alırken teknenin yan veya kıç kısmına oturmuş olan balıkçı çapari yapar gibi 25–30 metre bıraktığı oltayı ileri geri hareket ettirerek balığın atlamasını sağlar sırtıda misina 0.40 veya 0.50 lik olmalıdır. Misina daha ince olursa teknenin hızı ve balığın ani bastırmasından dolayı misina kopar (patlar) daha kalın olursa misina gam yapar balığı hissetmezsiniz eğer sırtıyı orta suya indiremiyorsanız küçük bir iskandil takarak bunu yapabilirsiniz.             
Canlı yemle avlanıyorsanız kullanacağınız misina kalınlığı en fazla 0.30 luk olmalıdır daha kalın misinaya levrek hayatta dokunmaz ayrıca kullanacağınız iskandil ortadan delikli (zeytin, vargel) tipinde olmalıdır veya çok hafif bir yaprak kurşun takmalısınız neden derseniz levrek yemi aldığı anda ağırlık hissettiği an yemi bırakır. Ayrıca levreğin kurnazlığını ve tipik özelliklerini de bilmeniz gerekir şöyle ki Levrek canlıyı aldıktan sonra 3–4 metre gider ve durur. Yemi kontrol eder bu kontrol esnasında iğneyi hissederse yemi geri kusar onun içinde bu duraksamayı hissettiğiniz an çok hafif oltayı çekersiniz ve levrek canlı kaçıyor diye tam bindirir. Ondan sonra biraz daha boşluk verirsiniz yani 5–6 metre kadar sonra karşı tepki verip iğnenin balığın ağzına oturmasını sağlarsınız. Oltaya aldıktan sonra çekerken çok dikkatli olmalısınız balık kafa vuruşu yapıyorsa misina verip yol vermelisiniz size doğru gelerek boşluk yapıyorsa mutlaka boşluğu almalısınız yoksa yanaklarının jilet gibi keskin olmasından dolayı misinayı yanağına alırsa siz bir şey anlamadan misinayı kesip gider sizde neye uğradığınız bilemezsiniz. Levrek avında kullanabileceğiniz canlı yemler şunlardır. Kefal yavrusu (gamit), izmarit, küçük kayabalığı, gelincik, ufak iskorpit, karides, teke bunların canlı olması şarttır levrek çok istisnai durumların dışında ölü yeme pek dokunmaz.  


ORKİNOS-PALAMUT-KOLYOZ
 
ORKİNOS
     
Denizlerimizde yaşayan iri ve çok değerli bir balıktır. Uzunlukları 3 – 4 m. ve ağırlıkları 100 – 150 kg. dan 800 kg.' a kadar olabilir. Çeşitli türleri vardır. Orkinos sürü halinde yaşayan gezici balıklardandır. Yazın Karadeniz' e çıktıktan sonra sonbaharda Marmara' ya ve oradan da Ege' ye geçerek hemen hemen bütün Akdeniz' i dolaşırlar. Bu gezilerinde saatte 40 – 60 km. hızla yol alabilirler. Genel olarak üst sularda yaşarlar.
Mart - Ağustos arasında ürerler. Orkinos avı kolay bir av değildir neden derseniz normal bir orkinos ortalama 300 kğ civarında bir ağırlığa sahiptir avları tekneden yapılır. Dip seğirtmesi ile avları tekneden derin sular da yapılır seğirtme dibe indirilir ve kulaçlanarak yukarıya doğru çekilir 4–5 kulaçtan sonra birkaç saniye duraklanır ve 2–3 kulaç tekrar çekilir eğer seğirtmenin peşinde balık varsa hemen atlar yok eğer balık yoksa seğirtme tekrar dibe indirilir ve işlem yine tekrarlanır. Bu işlem oldukça yorucudur ve amatörün çok dikkatli olması gerekir zira orkinos iri ve kuvvetli bir balıktır. Yemli avında ise takımları oldukça kalın olan en az 120 lik misina veya daha kalın misinalar takımın uç kısmına yaklaşık 15 metrelik bir çelik tel takılması ve bu telin uçuna da uzun sap diye tabir ettiğimiz yaklaşık 12–13 cm civarında büyük bir iğne takılır.
Avı yapılırken ana misinanın dışında başka bir misina ile tekneye takım bağlanır balık güçlü olduğu için takımı elde tutmak oldukça sakıncalıdır balık aldığı zaman ince misinayı kırıp misinanın boşalmasını sağlar. Takımın belli bir yerine yaklaşık 30 metre mesafeye büyükçe bir top veya suya batmayacak bir nesne bağlanırsa balığı yormak daha kolay olur. Yem olarak ta torik küçüğü veya lüfer veya palamut kullanılır. Yeme iğne dışarıda kalmayacak şekilde takılır.
 
 

 
ÇİZGİLİ ORKİNOS
 
Karadeniz, Marmara ve kuzey Ege ye kadar sularımızda rastlanan orkinos türlerinden biridir. Boyu ortalama 60 – 100 cm. olur. Yemlendiği balık sürülerini önüne katarak Karadeniz’ e çıkar ve orada sular ısınınca üreme yapar. Bu gidiş – gelişler Karadeniz ve Marmara’ daki yerli balıkların doğal dengesini oluşturur. Etinin insan gıdası olarak çeşitli değerlendirilmesi ve avcılık yönüyle aşırı tüketimi hem orkinos türünü hem de onunla akım sağlayan diğer balık türlerini tehlikeli olarak etkilemektedir. Avlanması orkinosla aynıdır.

 
 
PALAMUT 
 

Karadeniz ve Marmara’nın en ünlü balığıdır. Bahar aylarında beslenmek için Karadeniz’e çıkıp, sonbahardan itibaren kışlamak için Marmara’ya, Çanakkale’ye kadar iner. Süratli ve iyi yüzücüdür. Sürü halindeki uskumru, kolyoz, istavrit, hamsi, sardalye gibi balıklara saldırarak yer. 18 – 20 derece sularda 400.000 den birkaç milyona kadar yumurta dökerek açık denizde ürer. Yetiştikten sonra büyümesine göre;
 
 0 – 10 cm.                     Vanoz – Gaco
10 – 25 cm.                     Çingene Palamudu
30 – 35 cm.                     Palamut
40 – 45 cm.                     Kestane Palamudu
50 – 55 cm.                     Zindandelen
55 – 60 cm.                     Torik
60 – 65 cm.                     Sivri
65 – 70 cm.                     Altıparmak
70 cm. ve üstü                Peçuta olarak adlandırılır.
 
Taze tüketimi, ihraç ve endüstri yönleriyle çok değerli bu balığın üretimindeki azalma ekonomik değerini tehlikeli boyutlara indirmektedir.
Palamut büyük gırgır ağları, voli ağları, fanyalı ağlar ve ığrıplarla da avı yapılır amatörlerce palamut çaparisi ve palamut yünlüsü ile avlanırlar. Çaparisinde hindi veya kazın beyaz göğüs tüyleri kullanılır amatörlerin kullanabileceği çapari oltası 0.80–100 lük misinadan köstekleri ise 0.50–0.60 lık 15 –20 iğneyi geçmemelidir yoksa baş etmesi oldukça zor olur. Karadeniz de büyük balıkçı tekneleri çaparilerinde en 100 ile 200 iğneli çapariler kullanılırlar.
Palamut yünlüsü ise birkaç çeşittir bunlar gümüş, istavrit veya kıraçaya benzerler yünlülerin temiz ve parlak olması verimli av yapmayı sağlar. Yünlüler tekneden ziyade kıyıdan kullanılırlar 0.60–0.70 lik misinalı makineli takımlarla kıyıdan avlanılır.
Palamut yemlisi sarımsak zoka diye tabir ettiğimiz zokalarla avı yapılır. Olta ve beden kalınlıkları balığın büyüklüğüne göre değişir. Zokaya yem olarak bütün istavrit veya yaprak şakşakta ise istavritin kılçığı çıkarılır ama kafası kesilmez iğne istavritin kafasına takılır. Yaprak yemli avı ise yem olarak istavritin veya sardalyenin filetosu çıkartılarak elde edilir fileto iğneye sivri kısmı olan kuyruk tarafından takılır sivri uç iğneye geçirilir bir veya iki defa iğneden geçirildikten sonra filetonun geniş kısmı sarkık bırakılır.

 

USKUMRU

Genelde 25 – 35 cm. olan, 40 cm. ye kadar büyüyebilen, sürüler halinde yaşayan Marmara bölgesinin yerli balığıdır. Geçmişte Karadeniz ve Ege arasında büyük göçler yapan, eti çok lezzetli bol avlanılan Uskumru, şimdilerde ekolojik nedenlerle az rastlanan adeta tükenmiş bir balıktır. Normalde 2 – 3 yaşında olgunlaşan dişileri 350 – 400.000 civarında yumurtasını denize bırakır. Üreme devresi Şubat - Nisan arasıdır. Planktonlar, Hamsi, Çaça gibi küçük balıklar ve yavruları temel besinidir. 8 – 10 yıl yaşar. Torik ve Kofana baş düşmanıdır. Az yağlı ve kurutulmuşuna Çiroz denir. Yaşam ortamı tekrar varolduğunda ekonomik değeri en yüksek balıklardan biridir. Atlantik' te yaşayan lezzetsiz bir türü daha vardır.
Uskumrunun asıl avcısı balıkçıların dışında torik ve palamuttur bu yüzden balıkçılar bu balıklara canavar derler. Torik veya palamut balığı sıkıştırıp kıyıya yaklaştırmışsa buna uskumru kıyıya iyice yaklaşır ve buna da balıkçılar arasında yaslanma denir uskumru böyle kıyıya yaklaştığı zamanlarda kıyıdan avı çok zevkli olur makineli takımlarla amatörler büyük bir zevkle avlanırlar.
Uskumru genelde çapari ile avlanılır çaparisi kırçıllı ve tekir tüylüdür teknede avı yapılacaksa 25–30 iğneye kadar çapari kontrolü rahat olur eğer kıyıdan ve makine ile avlanılıyor ise 10–15 iğneli olması çaparinin kullanımını daha da kolaylaştırır.

 
KOLYOZ

Bütün denizlerimizde bulunmakla beraber daha çok Marmara balığı sayılır. Şeklen Uskumruya çok benzer fakat ayrı bir türdür. B. Okyanusta da sürüler halinde yaşar. Küçük balıkların, yavruları ve Planktonlarla beslenir. 2 – 3 yaşında olgunlaşan dişileri Temmuz - Ağustos arası 300 – 400.000 yumurtasını denize bırakır. Eti Uskumru kadar lezzetli olmamakla beraber, taze, kuru ve tuzlu olarak bol tüketilen balıktır. Bazı amatörler kolyozu uskumru ile kaşıttırırlar hatta bazı balıkçı tezgâhlarında kolyozu uskumru diye satıldığı da olur.
Avları özellikle kolyoz çaparileri ile yapılır. Tekneden ve kıyıdan kolaylıkla avlanması yapılır çaparileri kırçıl tüylüdür kıyıdan makineli takımlarla avlanılır ayrıca yemli takımlarla da av vermektedirler yem olarak sardalye ve karides kullanılır

 

LAHOS (lagos) - ORFOZ

LAHOS
 Ege ve özellikle Akdenizde yaygın bulunan, boyları 1 m. olabilen bir Hani türüdür. Fazla derinlere gitmeden kayalık, taşlık veya çakıllı alanlarda yaşar. Oldukça yırtıcı, etçil bir balıktır. İrili ufaklı her türlü kabuklular, omurgasızlar ve küçük balıklarla beslenir. Mayıs - Haziran arasında üreme yapar. Akdeniz'in eti çok lezzetli, şöhretli balıklarındandır. Ancak ekonomik değeri bölgeseldir.

Bu balığı kaya ve kum lahozu diye ikiye ayırabiliriz kum lahozu avında çok fazla sıkıntı yaşamazsınız ama yinede balığı oltaya aldıktan sonra sarımda boşluk vermemekte yarar var  

Lahos  gündüz yemli sürütme ile veya yalancı balık ile gece ise sardalya canlı izmarit kalmar gibi yemlerle avlanılır.akdenizdeki amatörlerin peşinde koştukları bir balık türüdür. 
     
 
 
ORFOZ

Hani türünden ve Levrekle akrabadır. Ortalama 60 - 70 cm. den 1 - 1,5 m. boy ve 30 - 40 kg. ağırlığa erişebilir. Ege ve Akdeniz balığıdır. Taşlık kumluk ve yosunlu sahil bölgelerinin 8 m. den 150 m. derinliklerine kadar yalnız yaşar. Etoburdur. İrili ufaklı kabuklular ve yumuşakçalarla beslenir. Eti çok lezzetli olmakla beraber yaşlıları kuru ve lifli olur. Denizlerimizde az bulunmasına rağmen sualtı zıpkın avcıları tarafından türün yaşamı açısından tehlikeli bir şekilde tüketilmektedir.

Kayalık yerlerde yaşarlar genelde mercan veya sinağrit avında orfozda avlanabilmektedir.takım olarak mercan takımı kullanılır.yemlerde aynı benzerlikleri gösterir.


  
DİĞER DENİZ BALIKLARI

UÇAN BALIK

 Güney Ege ve Akdenizde dibe inmeden deniz yüzeyinde yaşar. Planktonlar, omurgasızlar ve yavru balıklarla beslenir. Gümüş ve Kefal'e benzer. Boyu 20 - 30 cm. olabilir. Bazen büyük balıklardan kurtulmak, bazen de 80 km. yi bulan yüzme hızı gereği, su yüzeyinden 25 - 50 cm yükselip. Büyük kanatlarıyla 2 - 13 sn. ve 50 - 250 m. lik planör uçuşları yapar.

 

AYBALIĞI

Pervane balığı da denir. Okyanuslar ve Akdenizin açıklarında uzun göçler yapmadan, bazen derinlerde, bazen de su yüzeyinde yan yatarak dolaşır. İyi yüzemeyen hareketsiz bir balıktır. Deniz anaları, Ahtapot, Mürekkep balığı ve diğer balıklarla beslenir. 2,5 - 3 boydan 1500 kg. ağırlığa erişip 20 - 25 yıl yaşayabilir. Bahardan yaz sonlarına kadar 300 milyona varan yumurta döker. Bu yumurtaların çoğu diğer balıklara yem olur. Eti lezzetsiz ve kötü kokulu olduğu için insan besini yönü ve ekonomik değeri yoktur.

 

BERLAM
 
Ilık denizlerin orta sularında yaşar. Ege, Marmara ve Akdeniz'de yaygın, Karadeniz'de seyrek bulunur. Gündüzleri 80 - 300 m. ye varan sularda, gezinip geceleri avlanmak için kıyıya ve yüzeye yaklaşır. Kolyoz, Çaça, Hamsi ve benzeri küçük balıklarla beslenir. En çok 80 - 100 cm. boy ve 10 kg. ağırlığa erişebilir. Mayıstan Ağustosa kadar sahillere yakın üremelerini yapar. Etinin lezzet ve kalitesi Mezgit' e eşittir. Taze olarak her mevsimde yendiği için ekonomik değeri yüksektir.

 
HAMSİ 

 
 Karadenizin insan yaşamıyla birleşen balığıdır. Marmara da bulunur. Sürüler halinde yaşar ve 20 cm. ye kadar büyür. Ocak - Mart aylarında beslenmek için sahillere yaklaşır ve bol av verir. Gündüzleri 30 - 40 m. derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda dolaşır. 1 yaşından itibaren olgunluğa erişip. 18 - 20 derece sularda, 25 - 60 m. derinlikte ve az tuzlu sularda üreyip yaklaşık 40 000 yumurta döker. Etinin lezzetli ve çeşitli tüketim yönleriyle ekonomik değeri çok yüksektir. Aşırı avlanması Orkinos, Palamut, Uskumru/Torik sisteminde denge bozulması Hamsiyi de tehlikeli olarak etkilemektedir.

   
 
ÇAMUKA
 
Gümüş türündendir. fazla derin olmayan sahillerin sıcak ve ılıman sularında, kumlu veya çakıllı bölgelerde sürüler halinde ve balık yavruları, kabuklular ve yumuşakçalarla beslenerek yaşar. Suyun tuzluluk oranı ve oksijen değerine uyum gösterir. Bu nedenle göllerde bile yaşayabilir. Boyu 10 - 12 cm. en çok 16 - 18 cm. olabilir. Suların bölgesel sıcaklığına göre Nisan - Eylül arasında ürer. Beyaz ve çok lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir. 
 

 

KUPES
 
Altınkuşak' ta denir. Ilıman ve sıcak denizlerde yaşar. Akdeniz Ege ve Marmara da bulunur. Marmara' dakilerin bir bölümü Karadeniz'e çıkar ve geri döner. Yosunlar, balık yavruları ve kabuklularla beslenir. Boyları 15 - 25 cm. en çok 35 cm. olur. Üremelerini bahar sonunda yapar. Karagöz ve Çitari ile aynı türdendir. Eti lezzetlidir, ancak bölgesel değeri vardır.  
  
  
 BARBUNYA

 Sıcak ve ılık denizlerin kumlu, çamurlu sahillerinde 300 m. ye varan derinliklerinde sürüler halinde yaşar. Ortalama 12 – 15 cm. den en çok 40 cm. büyür. Suyun ısı şartlarında derinlerden sahile mevsimsel göçler yapar. 10 yıl yaşayabilir. Nisan – Haziran arası 15 – 100 000 yumurta döker. Etinin lezzeti ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri yüksektir.

 
TEKİR
 
Karadeniz dışında diğer denizlerimizde yazın rastlanır. Boyları 15 – 35 cm. olabilir. Kumluk, çamur veya taşlık kıyı kesimlerinin 3 m. den 100 m. ye kadar derinlerinde gidip gelerek yaşar. Diplerdeki kabuklular, böcekler ve diğer canlılarla beslenir. Yaz aylarında üreyip yapışkan yumurtalarını 10 – 60 m. derinlere bırakır. Etin lezzeti eski roma çağlarından beri namlıdır. Bol avlanılan, ekonomik değeri yüksek bir balıktır.

 
TRAKONYA

Denizlerimizde yaşayan en zehirli balıklardandır. Ortalama 17 - 18, en çok 35 - 40 cm. boya erişir. Hareketsiz bir balıktır. Fakat deniz dibinde avlarına karşı çok süratlidir. Zehirleri bir insanı sakat bırakabilir. Bu nedenle dikkat edilmelidir. Denizden çıktıktan, hatta öldükten sonra dahi zehirliliği devam eder. Özel olarak avcılığı yapılmaz. Aynı zamanda Çarpan balığı olarakta tanınır. Trakonya küçük balık ve kabuklularla beslenir. kış aylarında derinlere çekilir. Eti lezzetli olmakla beraber az avlandığından ekonomik değeri yoktur.

 

KUM TRAKONYASI

Ilık denizlerin sahil bölgelerinde 2 – 3 m. den 100 – 150 m. ye varan derinliklerde yumuşak kumlar arasında ömür geçirir. Beslendiği küçük balıklar, böcek, yumuşakça ve kurtlara karşı çok süratli bir avcıdır. En fazla 50 cm. büyüyebilir. Dikenleri trakonya gibi zehirli ve insan için tehlikelidir. Eti lezzetli olmakla birlikte tehlikesinden ötürü az avlandığı için ekonomik değeri yoktur. Kışı derin sularda geçirip Mart başından itibaren sığlara sokulup yaz sonuna kadar üreme yapar.


 

BAKALYARO
 

  Mezgit ve Gelincikle aynı türdendir. Karadenizde yaygın, Ege' de az bulunur. Genelde 15 - 20, en çok 45 - 50 cm boyunda olur. Sahillerin 3 - 4 m. ye derinliklerindeki sığların kumlu, çakıllı ve yosunlu diplerinde fazla göçler yapmadan yaşar. Balık yumurtaları, küçük balıklar ve karides gibi canlılarla beslenir. Üremelerini Şubat - Mayıs ayları arasında sahillere yakında yapar. Mezgitle eş, beyaz ve lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir.

 


 
KALKAN

 
  Bir dip balığı olan Kalkan Karadeniz'in en tanınmış balığıdır. Boğazlar, Ege, Marmara ve Akdeniz'de seyrek rastlanır. Gezici balık değildir. Bütün hayatı dipte yatmakla geçer. Batı Akdeniz, Atlas Okyanusu ve Şimal Denizinde Kalkanını diğer türleri yaşamaktadır. 25 - 30 yıllık ömrü olan Kalkan Balığı 1 m. boya erişebilir. Sahillerde 5 - 10 m. den başlayarak 300 - 400 m. derinliklere inebilir. Etçil ve fazlasıyla obur bir balıktır. Erkekleri 5 - 6 , dişileri ise 6 - 7 yaşlarında olgunlaşıp üremeye geçebilir. Üremeleri 10 - 15 derece sularda Nisan' dan Haziran'a kadar sürer. Milyonlarca yumurta vermesi yanında etinin lezzeti ve verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksektir.

 

 
KİKLA LAPİN

  Ilık ve sıcak denizlerimizin yosun ve bitkilerle kaplı taşlıkların 2 - 30 m. derinlerinde y aşar.

  Dişi ve erkekleri arasında boy ve renk farkı görülür. boyları 30 - 40 en çok 60 cm. ( dişilerde ) olabilir. Yumuşakçalar ve kabuklularla beslenir. Dişleri çok kuvvetlidir. Üremeye yakın erkekleri deniz bitkileriyle dişiye yuva hazırlar. Mayıs - Ağustos arasında da yumurta verir. Eti lezzetlidir. Ayrıca sportif avcılığı değerlidir.

 


 ÜZGÜN

    Renklerinin güzelliğinden ötürü Mine Balığı adıylada tanınır. Boyları 25 cm. kadar olabilen bu balık Karides, Yengeç, Deniz Kestanesi, Deniz Yıldızı, omurgasızlar ve yosunlar gibi çeşitli besinlerle yaşar. Sığ sulardan 300 - 350 m. derinlere inebilir. Denizlerimizde yaygın olarak bulunur. Etinin kıymetli olmayışı, dikenlerinin azda olsa zehirli oluşu ile herhangi bir ekonomik değeri yoktur.

HORZBİNA

    Dalgalı sahillerin taşlık, kayalık ve yosunlu bölgelerinde gizlenerek çift yaşar. Çeşitli türleri olduğu gibi tatlı suda yaşayanları da vardır. Yaşam şartlarına göre böcekler., kurtlar ve balıkyumurtalarıyla beslenir. Eti lezzetsiz sert ve kılçıklıdır. Bu nedenle ekonomik değeri yoktur. Bahar ve Yaz süresince erkeklerin ustaca hazırladıkları taş oyukları, Midye, İstiridye kabukları arasına dişileri 2 000 - 15000 yumurta döker. Erkekler 20 - 25 günlük kuluçka döneminde yumurtalara bekçilik yapar.

MEZGİT

    Marmara ve Karadeniz'de bol, diğer denizlerimizde az rastlanır. Boyları 20 - 40 cm. olabilir. Gelincik ve Bakalyaro ile aynı türdendir. 30 - 40 m. nin altındaki derin sularda  yaşar. Gündüzleri yüzeye çıkarak Hamsi, Sardalya vs. gibi sürü halindeki küçük balıkları avlayarak beslenir. Bölgesel şartlara göre Şubat - Mayıs arasında üreme yapar. Lezzetli eti ve her mevsimde bolca avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.

GÜNEŞ BALIĞI

   Bu balıkta Lapin ailesindendir ve aynı yaşam karakterini gösterir. Boyları ortalama 20 cm. olur. Gövdesini çevreleyen renklerin güzelliği ile denizlere güzellik katarlar. Nisan - Haziran arasında üremelerini yaparlar ve türüne göre 600 - 20 000 taneye kadar yumurta döker.

SARDALYA

   Sürü halinde yazın orta, kışın derin sularda yaşayan gezici balıklardır. Eskiden deniz üstünün ateş aydınlatmasıyla avcılığından ötürü ateş balığı diyede tanınır. Boyları ortalama 15 en çok 20 - 22 cm olur. Deniz içinde yumurtadan henüz çıkmış balık yavruları ve planktonları yiyerek beslenir. Karadeniz, Marmara, Çanakkale Boğazı bölgesi ve Kuzey Ege'de bol bulunur. Etinin lezzeti ve çeşitli kullanım alanıyla ekonomik değeri çok yüksektir. Üremeleri Nisandan Eylül ayına kadar geniş bir devrede ve çok kerede olur. Yaklaşık 20 000 yumurta verir.

ZARGANA

    60 - 70 cm. bazen de 1 m. uzunluğa varan Zargana ortalama 18 yıl yaşar. Hamsi, Çaça, Çamuka ve Kıraça gibi küçük balıklarla beslenir. Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır. Kılıç Balığı başlıca düşmanıdır. Yapısıyla gayet çevik ve süratli bir balıktır. Kendini korumak için su yüzeyine sıçrayarak da yüzebilir. Eti yönünden değerlidir. İlkbahardan Sonbahara kadar üreme süresince 30 - 50000 yumurta verir.

DİL BALIĞI

    Denizlerimizde10 m. den 300 – 500 m. ye kadar derinliklerin, kumlu, çamurlu veya çakıllı diplerinde fazla hareket etmeden ve uzun göçler yapmadan yaşar. Boyları 20 – 25 cm. kadardır.Dipteki omurgasızlar, küçük balıklar ve böceklerle beslenir. Bahardan itibaren kıyılara sokularak Haziran – Temmuz arasında üreme yapar. Kış aylarında eti dolgun ve lezzetli olur. Genelde her mevsimde bulunan, ekonomik  değeri yüksek bir balıktır.

GÜMÜŞ / ATERİNA

    Sıcak ve ılıman denizlerin sahil bölgelerinde sürüler halinde yaşar. En fazla Marmara da bulunur. Bazı türleri de İznik ve Sapanca göllerinde yaşar. Boyları genelde 10 – 15 cm. Karadenizde ise 10 – 13 cm., Akdenizde 8 – 9 cm. olup, her iki denizde şekil farklılıkları gösterir. Nisan ve Eylül arasında sahillerin kumlu ve çakıllı bölgelerinde sürüler halinde toplanarak ürerler. Kurtlar, kabuklu ve yumuşakçalarla beslenir. Eti lezzetlidir, taze olarak bol tüketilir. Aynı zamanda büyük balıklara yem yönünden değerlidir.

İSTRONGİLOS

    Bütün denizlerimizde ve denizlerin nehirlere karışımı acı su bölgelerinde yaşar. İzmaritle aynı ailedendir. Erkekleri 13 – 16, dişileri 15 – 20 cm. boy ve 50 – 100 gr. Ağırlıkta olur. Suların ısısına göre açık denizle kıyılar arasında gidip gelirler. Nisan – Mayıs, bazen de temmuza kadar üreyip 40 – 60 000 yumurta döker. Planktonlar, küçük hayvanlar ve deniz bitkileriyle beslenir. Eti lezzetlidir, bol bulunduğu için ekonomik değeri vardır.

KURBAĞA BALIĞI

    Akdeniz, Ege ve Marmara'da taşlık ve yosunlu bölgelerde yaşar. Dipte yatarak başının üstündeki gözleri ile küçük canlıları veya balıkları görüp avlar. Nisan – Mayıs aylarında kışladıkları derin sulardan sahillere, bazende acısu bölgelerine sokulup Temmuz – Eylül arasında üreme yapar. 10 – 20 000 yumurta döker. Yavrular önce planktonlarla daha sonra omurgasızlarla beslenir. Eti lezzetlidir. Özel avcılığı yapılmadığı için ekonomik değeri azdır

ÇAÇA

    Sardalya – Tirsi ailesindendir. Boyu 6 – 8 cm.dir, Karadenizin batısında 13 – 15 cm. olanlarına rastlanır. Besinleri planktonlar ve balık yavrularıdır. Sürüler halinde yaşar. Mayıs Haziran arasında üreme yapar. Eti fazla lezzetli değildir. Bu nedenle avcılığı fazla yapılmaz. Buna karşı denizlerde ekonomik değeri çok yüksek olan uskumru, palamut, torik gibi balıklar için yem değeri vardır. Kuzey Avrupa ülkelerinde konservesi çeşitli isimlerle pazarlanır.

KAYIŞ BALIĞI

    Denizlerimizde seyrek rastlanan, 2 – 3 m. den 150 m. ye kadar derinliklerde üstü bitkilerle örtülü kumsal, çakıllı diplerde fazla göç etmeden yaşayan bir balıktır. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenir. Boyları 30 cm. olabilir. Bahar – yaz sonu üreme yapıp 15 – 18 000 yumurta döker. Eti lezzetlidir fakat seyrek bulunduğu için ekonomik değeri yoktur.

PİSİ BALIĞI

    Ortalama 30 - 40 cm. boy ve 250 - 350 gr. ağırlıkta olabilen, ekonomik değeri yüksek balıklardan biridir. denizlerin kumlu çakıllı diplerinde kabuklular ve yumuşakçalarla beslenip 15 - 18 yıla kadar yaşar. Acı sulara, nehir ağızlarına kadar sokulur. Bir diğer türüde tatlı sularda yaşar. s

 
  Bugün 14 ziyaretçi (22 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Şu ana kadar toplam klik sayısı Counters
Counters



-